36 Soru

Arthur Aron'un 1997 deneyindeki soruların tamamı, orijinal sırasıyla. Karşılıklı yapılır: her soruyu ikiniz de cevaplar, sonra bir sonrakine geçersiniz.

Bu bir puanlama testi değil — bir akış. Deneyin asıl bulgusu soruların kendisi değil, giderek derinleşen sıraları. Sırayı bozmadan ilerlemek, hangi soruyu sorduğunuzdan daha çok işe yarıyor. Yaklaşık 45 dakika sürer.

Nasıl yapılır

  1. İki kişi karşılıklı oturun. Telefonu aranızda tutun ya da sırayla okuyun.
  2. Her soruyu ikiniz de cevaplayın. Biri anlatırken diğeri araya girmesin.
  3. Setleri atlamayın. Üçüncü setin işe yaraması, ilk ikisinin yaptığı ısınmaya bağlı.
  4. Cevap vermek istemediğin bir soru olursa geç — zorlama, akışı bozar.

Tüm sorular

Set I

Isınma. Sorular kişisel ama tehlikesiz; işleri karşılıklı konuşmanın ritmini kurmak.

  1. Dünyadaki herkesi çağırabilecek olsan, akşam yemeğine kimi davet ederdin?
  2. Ünlü olmak ister miydin? Hangi alanda?
  3. Telefon açmadan önce ne söyleyeceğini prova eder misin? Neden?
  4. Senin için "kusursuz" bir gün neye benzerdi?
  5. En son ne zaman kendi kendine şarkı söyledin? Ya birine?
  6. 90 yaşına kadar yaşayacak olsan ve son 60 yılında ya 30 yaşındaki zihnini ya da 30 yaşındaki bedenini koruyabilseydin, hangisini seçerdin?
  7. Nasıl öleceğine dair içinde gizli bir sezgi var mı?
  8. Karşındaki kişiyle ortak olduğunu düşündüğün üç şey söyle.
  9. Hayatında en çok neye minnettarsın?
  10. Yetiştirilme biçiminde bir şeyi değiştirebilseydin, ne olurdu?
  11. Dört dakika boyunca hayat hikâyeni karşındakine olabildiğince ayrıntılı anlat.
  12. Yarın uyandığında bir özellik ya da yetenek kazanmış olsan, ne olmasını isterdin?

Set II

Derinleşme. Artık kişinin kendisi hakkındaki yargılarına, anılarına ve değerlerine giriyoruz.

  1. Bir kristal küre sana kendinle, hayatınla ya da gelecekle ilgili gerçeği söyleyebilseydi, neyi bilmek isterdin?
  2. Uzun zamandır yapmayı hayal ettiğin bir şey var mı? Neden henüz yapmadın?
  3. Hayatının en büyük başarısı ne?
  4. Bir arkadaşlıkta en çok neye değer verirsin?
  5. En değerli anın hangisi?
  6. En kötü anın hangisi?
  7. Bir yıl içinde aniden öleceğini bilsen, şu anki yaşama biçiminde bir şey değiştirir miydin? Neden?
  8. Arkadaşlık senin için ne ifade ediyor?
  9. Sevgi ve şefkat hayatında nasıl bir yer tutuyor?
  10. Sırayla, karşındakinin olumlu bulduğun bir özelliğini söyleyin. Toplam beş özellik paylaşın.
  11. Ailen ne kadar yakın ve sıcak? Çocukluğunun çoğu insandan daha mutlu geçtiğini düşünüyor musun?
  12. Annenle ilişkin hakkında ne hissediyorsun?

Set III

Kırılganlık. Bu set yalnızca ilk ikisi gerçekten yapıldıysa anlamlı — atlanırsa zorlama hissi verir.

  1. Üçer tane doğru "biz" cümlesi kurun. Örneğin: "İkimiz de bu odada ... hissediyoruz."
  2. Şu cümleyi tamamla: "Keşke şunu paylaşabileceğim biri olsaydı: ..."
  3. Karşındakiyle yakın arkadaş olacak olsan, onun senin hakkında bilmesi gereken en önemli şey ne olurdu?
  4. Karşındakinde beğendiğin şeyleri söyle — çok dürüst ol, yeni tanıştığın birine söylemeyeceğin şeyleri de söyle.
  5. Hayatında yaşadığın utanç verici bir anı paylaş.
  6. En son ne zaman başkasının yanında ağladın? Ya tek başına?
  7. Karşındakinde şimdiden beğendiğin bir şeyi söyle.
  8. Sence şaka konusu edilemeyecek kadar ciddi olan bir şey var mı? Varsa ne?
  9. Bu akşam ölecek olsan ve kimseyle konuşma fırsatın olmasa, birine söylemediğin için en çok neye pişman olurdun? Neden henüz söylemedin?
  10. Evin, içindeki her şeyle birlikte yanıyor. Sevdiklerini ve evcil hayvanlarını kurtardıktan sonra bir eşya için daha girebilirsin. Ne alırdın, neden?
  11. Ailendeki insanlardan hangisinin ölümü seni en çok sarsardı? Neden?
  12. Kişisel bir sorununu paylaş ve karşındakine bu durumda ne yapacağını sor. Ayrıca ondan, bu sorun karşısında sana nasıl hissediyormuşsun gibi göründüğünü söylemesini iste.

Son adım

Sorular bitince deneyin son adımı geliyor: dört dakika boyunca konuşmadan birbirinizin gözlerine bakın. Deneyde bu adım, soruların yarattığı yakınlığı pekiştiren kısım olarak tarif edilir. İlk otuz saniye tuhaf gelir — bu normal, geçiyor.

36 soru deneyi nedir?

1997'de psikolog Arthur Aron ve ekibi bir soru sordu: iki insan arasındaki yakınlık, laboratuvar koşullarında bilinçli olarak üretilebilir mi? Birbirini tanımayan katılımcıları ikişerli eşleştirdiler, ellerine giderek derinleşen bir soru listesi verdiler ve 45 dakika baş başa bıraktılar.

Kontrol grubu aynı süreyi havadan sudan konuşarak geçirdi. Deney bittiğinde iki grup arasındaki yakınlık farkı ölçülebilir düzeydeydi — bazı katılımcılar o odada kurdukları bağı hayatlarındaki en yakın ilişkiden yüksek puanladı.

Gerçekten âşık ediyor mu?

Hayır — ve deneyin amacı da bu değildi. İnternet bu çalışmayı "45 dakikada âşık etme yöntemi" diye tanıdı, ama Aron'un ölçtüğü şey aşk değil yakınlık: karşılıklı açılmanın ürettiği bağ hissi.

Aradaki fark önemli. Bu sorular, iki insanın birbirini tanımasını hızlandırır. Tanıdıktan sonra ne olacağı sorulara kalmış bir şey değil.

Asıl bulgu: sıra

Listenin işe yarayan tarafı, soruların tek tek zekice olması değil. Artan sıra. Üçüncü setteki bir soruyu ilk beş dakikada sorarsan cevap alamazsın — ya da alacağın cevap gerçek olmaz.

Kademeli karşılıklı açılma, yakınlığı üretiyor. Aynı soruları rastgele sırayla sormak aynı etkiyi vermiyor. Bu yüzden bu sayfada setler ayrı ayrı duruyor ve sırayla ilerliyor.

Kimlerle yapılır?

Yeni tanıştığın biriyle: deneyin orijinal kurgusu bu. Yabancılar arasında en çarpıcı sonucu veriyor.

Sevgilinle: uzun süredir birlikte olan çiftlerin sohbeti genellikle lojistiğe sıkışır. İkinci set çoğu ilişkinin hiç girmediği alandır.

Yakın arkadaşınla: üçüncü set burada en verimli çalışır, çünkü güven zaten kurulmuş.

Tek başına da okuyabilirsin ama deney karşılıklıdır; asıl mekanizma, iki tarafın da risk almasında.

İlgili yazılar

Kaynak: Aron, A., Melinat, E., Aron, E. N., Vallone, R. D., & Bator, R. J. (1997). The Experimental Generation of Interpersonal Closeness. Personality and Social Psychology Bulletin.